Yeni Ufuk Gazetesi  - Kdz Ereğli ve Zonguldak bölgesel haberler
 
logo
  •  
    •  » TEKNOLOJİ
    •  » MEDYA
    •  » FOTO GALERİ
    •  » VİDEO GALERİ
    •  » TÜM HABERLER
    •  » YAZARLARIMIZ
    •  » ARŞİV ARAMA
    •  » HABER ARA
    •  » SEKTÖR
    •  » KÜNYE
  • ZONGULDAK
  • KDZ.EREĞLİ
  • ALAPLI
  • GÜLÜÇ
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • POLİTİKA
  • MAGAZİN
  • YAŞAM
  • DÜNYA
  Son Dakika |  Kaymakam Fatih Yılmaz el attı. Kıyıcak'ta sorun çözüldü.
  Son Dakika |  Zonguldak’a atanan ve görev yeri değişen hakim ve savcılar belirlendi
  Son Dakika |  Son Dakika… MHP Zonguldak İl Başkanı görevden alındı
  Son Dakika |  TTK’da kura çekimi sonuçlandı. İşte tam liste..
  Son Dakika |  Ercan Kolçak'ın kız arkadaşı tutuklandı
  Son Dakika |  Tapu Personeli asılsız yorumlar hakkında suç duyurusunda bulundu
  Son Dakika |  Akçakoca Belediye Başkanı gözaltına alındı
  Son Dakika |  Devrim Dural’dan Kılıçdaroğlu’na “Sende utanma yok mu?”
  Son Dakika |  CHP'ye kayyım: Mutlak butlan kararı çıktı, Kılıçdaroğlu'nun partinin başına geçmesine karar verildi
  Son Dakika |  Futbolcu Örentepe Kdz.Ereğli Belediyespor yönetimine ateş püskürdü
19 Haziran 2026 Cuma
BİR DE ZONGULDAK’A BAKALIM !..

BİR DE ZONGULDAK’A BAKALIM !..
27 Mayis 2014 23:13:46

Yazar : Sina Çıladır

        
Zonguldak kömür havzasının tarihini yazarken (Bkz.: Zonguldak Havzasının Tarihi Gelişimi, GMİS yayınları ve Taşkömürü Havzasının Devletçilik Dönemi,Defne Yayınları) en çok dikkatimi çeken noktalardan birisi de, üretim artışı ile işkazaları arasındaki paralellik olmuştu.Kömür üretimi arttıkça, iş kazaları da artıyordu.
Bu olgu, daha sağlıklı bir veri olan milyon/ton kömür üretimine düşen kazalarda da görülüyordu.
Başlarda bu beni şaşırtmıştı. Üretim artışı mutlaka kaza sayısını da arttırır şeklindeki klasik yaklaşım, bilimsel bir yaklaşım değildir. Çünkü eğer üretim artışı, teknik yatırımların yanı sıra iş emniyetine ilişkin yatırımları da kapsıyorsa, kazalarda düşme bile olabilir !
Örneğin Soma madeninde Yaşam Odaları olsaydı, ölüm sayısı çok düşük olurdu. 
Konunun derinine indikçe, işkazalarının üretim artışına koşut olarak artmasının nedenini kavramıştım. Üretim artışı, emeğin verimliliğini arttıracak teknolojik yatırımların doğal sonucu değildi. İşçi, aşırı üretime zorlanıyordu.
Nasıl ?
İş Saati uzatılarak (ki bu aynı zamanda belirli bir ek artı-değer yaratılması anlamına da gelir) veya kazmacı verimine konulan ölçü, yükseltilerek !..
Aşırı mesainin yol açtığı yorgunluk ve dikkat azalması, iş emniyetinin ocak girişlerindeki tabelalara havale etmiş ilkel zihniyetle birleşince kaza sayısı da artıyordu. Özellikle de göçük ya da taş düşmesi kazaları…
Üretim zorlaması olayı, Zonguldak madeninde net şekilde bugün de gözleniyor. Örneğin, bir devlet kurumu olan Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun (TTK) yarısı kadar işçi çalıştıran özel kömür işletmelerinin TTK düzeyinde üretimde bulunmalarının sırrı (!) da burada yatıyor ! Teknoloji aynı, hatta daha geri, işçi sayısı TTK’nın yarısı kadar, ama üretim seviyesi TTK ile eşdeğerde !..
Nasıl oluyor bu ? Bu mucize (!) nasıl gerçekleştiriliyor ?
Deniliyor ki, özel işletmelerin toplam üretimi içinde, sayıları bine yakın olan kaçak ocaklardan üretilen kömürler de var. Bunlar, yasal olmayan yollardan toplam üretime dahil ediliyor.
Bu doğru. Ama, işçi sayısı esas alındığında bile, üretim zorlaması gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Özellikle, işçilerin sigortasız ve asgari ücretle çalıştırıldıkları kaçak ocaklarda !..
Bu vahşi sömürü, Zonguldak’ta herkesin gözü önünde cereyan ediyor. Özellikle özel ocaklar konusunda; CHP,Oda’lar,dernekler ve basın dahil, herkes, üç maymunu oynuyor !..
GMİS, özel ocaklarda örgütlenemiyor bile !
Çünkü bunlarda egemenlerin üzerine gidecek cesaret yok !
Bu konuda aktif bir tavır takınan Vali Ayyıldız da artık yok !
İş o kadar rezilleşmiş durumda ki, devletin kömürleri alenen çalınıyor, binlerce işçi inanılmaz bir vahşilikle sömürülüyor. Kaçak ocaklarda ölen-yaralanan işçiler, bir istatistik rakamı bile değil !
Gerisini anlayın işte !..
1848’de Abdülmecid’le başlayıp Özal’la şaha kalkan özelciliğin Zonguldak’taki “fotoğrafi”si budur bugün !..
Yarın Zonguldak’ta da toplu ölümlere yol açacak bir “kaza” meydana gelse, “suçlu ayağa kalk” denildiğinde kim yerinde oturabilecektir ki ?!..
Hangi yüzle !..
  
SOMA GÖZLERİ…
 
Gözler yalan söylemez.
Gözler, iç-dünyamızın dış dünyaya açılan penceresidir.
İçimiz gözlere yansır, gözlerde yansır.
Gözyaşları, iç dünyamızdaki fırtınaların görselleşmesidir.
Gözyaşları birbirinin aynıdır. Ama, onu döken gözler aynı gözler değildir.
Gözyaşlarının ardındaki gözlere bakın; korku varsa, korku gözyaşlarıdır onlar; sevinç varsa, sevinç; acı varsa acı; öfke varsa, öfke gözyaşlarıdır..
Mutluluk gözyaşları volkan gibidir..
Soma’da yakınlarını yitirenlerin TV ekranına yansıyan gözlerine baktım. 
Acı, kurşun gibi oturmuştu gözbebeklerine..
Yaş olmuş akıyordu acı…
Gözler yalan söylemez.
Anaların, bacıların, babaların kardeşlerin gözlerinde Soma’da yiten her can için de acı vardı, onlar için de gözyaşı döküyorlardı.
Dünya emekçileri kardeştir. 
Soma’da ölen madencinin acısını, Kolombiya’daki madenci de duyar, Çin’deki madenci de..
Acı, insanlığın en derin ortak duygusudur bence…
Soma’da şehit olan madencilerin cenaze töreninde sadece acı yoktu, öfke de vardı.
Acı ve öfke iç-içe geçince gözler korkutucu olur. Gözyaşları kurşuna döner… Gözlerin ta içinde isyan duygusu parlamaya başlar…
Cenazedeki kimi madencilerin gözlerinde onu da gördüm…
Zonguldak’ımızı düşündüm…
Zonguldak çilekeş bir kenttir. Çok ölüm görmüş, çok acı yaşamıştır. Ama, acı alışılmayan bir duygudur. Her madenci ölümü, Zonguldak’ın üzerine sessiz-sedasız acının gözyaşlarını boşaltır. 
Tastamam 116 yıldır böyledir bu.. Maden durdukça Zonguldak’ın üzerine taze gözyaşları boşalmaya devam edecektir..
Ama, hiç değilse, kaza ölümleri olmalı bunlar.
İhmalin ve vahşi sömürünün yol açtığı cinayetler değil !..
  
GELECEĞİ GÖRMEK…
 
Geçenlerde İşçi Partisi lideri Doğu Perinçek’in; “Erdoğan’la birlikte cemaati yok edeceğiz” şeklindeki açıklaması ile aynı partinin 1 Mayıs kutlamalarına, Taksim’de değil hükümetin izin verdiği bir alanda, iktidar yandaşı sendika ve “STK”larla birlikte katılması değişik değerlendirmelere yol açmıştı.
Deniliyordu ki, Perinçe ve İP döndü mü ?
Sorunun muhatabı biz değiliz. Perinçek ya da İP gerek görürse bu konuda açıklama yapabilirler.
Biz sadece şunu söyleyeceğiz:
Ulusal mücadele olsun, sınıfsal mücadele olsun, bir çelişkiler yumağıdır ve hiçbir zaman düz bir çizgi izlemez. Başarıya ulaşmak için çelişkileri sırasıyla çözmek; eldeki güçleri farklı zaman ve koşullarda farklı şekilde mevzilemek ve mücadeleye sokmak gerekir.
Hiçbir mücadele, kalıplaşmış tek strateji ve taktikle başarıya erişemez. Strateji ve taktikler, değişen zamana ve koşullara göre biçim değiştirebilir.
0     0     0
30 Mart’tan önce Ereğli’deki güçler mevzilenmesi, Belediye Başkanı Posbıyık ile O’na karşı olanlar şeklindeydi. Posbıyık’ın CHP’li olması, siyasal mevzilenmenin CHP-AKP şeklinde belirlenmesine yol açıyordu. Ama, esas mevzilenme kişisel düzlemdeydi ve Posbıyık propaganda etkinlikleri sırasında bu gerçeği, “CHP’ye değil bana oy verin” sözleriyle tescil etmişti.
İroni şurdaydı :
Posbıyık CHP adayı idi, ama CHP’li değildi !
O sadece gücü (Başkanlığı) istiyordu. Partiler, o gücü ona sağlayacak birer araçtan başka bir şey değildi.
Bu benmerkezci ilkesiz tavır, pratikte “demokratik” görünümlü bir dikta rejimi şeklinde karşımıza çıkıyordu.
Dikta düzeni halka karşıydı. Çünkü yönetim felsefesine elitist-rantçı bir çizgi damgasını basıyordu.
Ya bu çizginin devamından yana tavır konulacaktı ya da aksi yönde ! Yerel mevzilenmede alternatif parti olarak AKP’nin olması, yeteri kadar siyasal bilince sahip olmayan (özellikle) küçükburjuva solcularının dikta rejiminden yana tavır koymalarına yol açmıştı.
Sonucu biliyoruz.
Halkı göz ardı eden dikta rejimi, halk tarafından devrildi ! Yeni yerel yönetime düşen başlıca görev, belediyenin yüzünü halka döndürmek ve kentin demokratikleşmesine katkıda bulunmak olmalıdır.
Dr. Uysal yönetimi bunu başardığı ölçüde kalıcı olur, aksi halde ilk yerel seçimde gider !.. Yerel tarihi ilerletmek için ilkten bu çelişkinin çözülmesi gerekiyor.
Fanatik küçükburjuva solcularının (!) bunu anlamasına olanak yoktur ! Çünkü ne çelişkiler biliminden haberleri vardır, ne de geleceği görme yetenekleri !..




ETİKETLER : Yazdır

      Yorumlar

    Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
    Henüz bir yorum yapılmamış

     Diğer Yazıları


    • Zonkişot
      31-05-2011 | 03 : 15 50
    • NİHAYET !
      06-09-2024 | 00 : 16 39
    • CUMARTESİ NOTLARI
      31-03-2025 | 00 : 16 23
    • KANDİL/DEM ORTADA KALDI !
      01-04-2025 | 00 : 30 02
    • TARLABAŞI
      15-08-2022 | 18 : 52 30
    • İKTİDARIN KÜRT POLİTİKASI
      28-11-2024 | 00 : 11 23
    • KİM KİMLE BARIŞACAK ?
      14-01-2025 | 00 : 20 09
    • SOL, SANAYİ, ÇEVRE…
      25-11-2024 | 00 : 05 42
    • SURİYE’DE NELER OLUYOR ?
      02-12-2024 | 00 : 03 54
    • AB CHP’ye NİÇİN SOĞUK ?
      03-04-2025 | 00 : 34 13
    • DURUM
      17-05-2024 | 23 : 58 29
    • İPİN UCU...
      21-03-2025 | 00 : 25 49
    Tüm Yazıları

     Köşe Yazarlarımız


    • Sina Çıladır
      Sina Çıladır
      OYUN İÇİNDE OYUN !
    • Sina Çıladır J
      Sina Çıladır J
      BELEDİYESPOR DEĞİL, FAKÜLTEYE DESTEK OLALIM
    • civileme
      civileme
      MÜZEYYEN
    • Gamze Gayret
      Gamze Gayret
      TEKAY İNŞAAT’IN YÜKSELİŞİ: BAŞARI MI, AYRICALIK MI?
    • Zehra Çıladır
      Zehra Çıladır
      BİR VATANIMIZ VARSA ATATÜRK SAYESİNDE !
    • Hasan Hüseyin Yalvaç
      Hasan Hüseyin Yalvaç
      SEVGİLİLER GÜNÜ
    • M.Kademoğlu
      M.Kademoğlu
      Mesajlar eksik. Şimdi geri yükle Yükleniyor...
    • Melda Yenin
      Melda Yenin
      ELEŞTİRİ.. ONARMAK MI, YIKMAK MI?

     Çok Okunan Köşe Yazıları


    • BUGÜN
    • BU HAFTA
    • BU AY
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      OYUN İÇİNDE OYUN !
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      TRUMP’IN KOŞULLU TEMİNATI !
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      YAPAY ENGELLEMELER OLMAMALI !
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      KILIÇDAROĞLU’NUN MİSYONU !
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      DÖKÜLDÜK !
    • Editör Görseli
      Gamze Gayret
      TEKAY İNŞAAT’IN YÜKSELİŞİ: BAŞARI MI, AYRICALIK MI?
    • Editör Görseli
      Gamze Gayret
      AK PARTİ TEŞKİLATLARINDA KÖKLÜ DEĞİŞİM BAŞLADI.../KANTARCI KURULTAY İÇİN İMZA VERMEMİŞ.
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır J
      NERENİN ÇOCUĞU OLDUĞU ÖNEMLİ Mİ?
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır J
      İSTEMEM YAN CEBİME KOY
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      CHP KİME KURBAN EDİLİYOR ?
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      KILIÇDAROĞLU KONUMUNUN FARKINDA MI ?
    • Bize Ulaşın
    • Künye
    • Reklam
    Yeni Ufuk Gazetesi  - Kdz Ereğli ve Zonguldak bölgesel haberler

    © yeniufuk.com.tr

     Künye - iletişim
     

    Mobil uygulamayı indirmek için tıklayınız


      Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
    Kdz.Ereğli/Zonguldak
      03723121008
      eregliyeniufuk@gmail.com
     
    İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
    Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.